BMW E92 M3 | Hayallerimin Arabasına Kavuştum

Arkadaşlar merhaba, 1 milyon abone özel videosunda hayallerimin arabasına kavuştuğumu açıklamıştım. Ümit Erdim'le hemen güzel, detaylı bir inceleme videosu çektik. Hepinize teker teker teşekkür ederim. 11 yıl önce yazdığım E92 M3 yazısını okumak isterseniz aşağıya bırakıyorum. İyi ki varsınız. İyi seyirler...
-
Dolu Brand %100 Türk yapımı bir marka. Ürünlerini tavsiye ediyorum. İletişim için:
Websitesi: www.dolubrand.com
N1: https://www.n11.com/magaza/dolubrand
Hepsi Burada: https://www.hepsiburada.com/ara?q=dolubrand&kategori=60002705_2147483631_253574_20024927
İnstagram: instagram.com/dolubrand
Facebook: facebook.com/dolubrand

-
Evo Magazine - Doğan Kabak / Temmuz 2008
Şeytan İşi; BMW M3

Fizik kanunlarıyla dalga geçen, aklın sınırlarını zorlayan ve kesinlikle şeytana uyacağınız bir otomobil olan M3'le üç gün geçirdik. İşlediğimiz tüm günahlara razıyız...
Yaklaşık bir aydır evo Türkiye olarak M3'le yatıp M3'le kalkıyoruz. "Haftaya teste geliyor", "Yok yok lastik bekliyormuş üç gün sonraya atıldı", "Pazartesi büyük ihtimalle alıyoruz" gibi onlarca diyalogdan sonra nihayet otomobille buluşuyoruz.
Kafalıklarında titizlikle işlenmiş M3 logoları bulunan deri koltuğa kuruluyorum. Anahtarı yuvaya takıyorum ve "Engine Start" butonuna basıyorum. Yeni V8 homurtuyla uykudan uyanıyor. Rölanti biraz yüksek. Otomobil sanki bir an önce ısınıp üst devirleri çevirmek için yola çıkmak istiyor. Bu arada devir göstergesinin üst hanelerindeki ışıklar gözüme takılıyor. Bu LED'ler sönmeden yüksek devirlere çıkılması önerilmiyor. Yola çıkıyorum ve motorun biran önce ısınması için sabırsızlanıyorum. Ve sonunda hararet göstergesinin ibresi 100 dereceyi gösteriyor, tüm ışıklar sönüyor. Power düğmesinin ışığı yanıyor, diferansiyel kilidi açık ve şanzıman en spor modda. Tüm bunlar biraz karmaşık görünebilir, fakat aslında gayet basitler. Hepi topu üç düğme ve tamamen değişen bir otomobil. Gaz pedalını taban halısına yapıştırıyorum, arka taraf tutunmak için zorlanıyor, otomobil hafif kayıyor ve vites ikiye geçiyor. O sırada M3'ün dizginleri çözülüyor. Atmosferik motorun kaputtaki yarıklardan (yalnızca soldaki işlevsel) havayı emiş sesini bile duyuyorum. Egzozlar, eski M3'lerin bilindik metalik sesine V8 tokluğunu ekleyince, inanılmaz bir gürültü koparıyor. Aslında buna gürültü demek haksızlık olur. Bu sesi kaydedip iPod'umun favori listesine bile ekleyebilirim. Sonrasında otoyola çıkıyorum.
Biraz önce tattığım tork gücünün vücudumda yarattığı adrenalini normal seviyelere indirmeye çalışıyorum. Sanki bir M3 değil de 320 Coupe'nin direksiyonundayım. 50 km/s hızla giderken bile vites yediye kadar çıkıyor. Vites değişimleri 1800 devirde gerçekleşiyor. Biraz önceki ateşli coupe'den eser yok. Tabii ki bu durum M3'ün doğasına aykırı. Ama bu ikinci karakter için ekstra bir ücret ödememeniz güzel. Beyaz şeytan gaza basmam için beni tahrik ediyor. Ve tekrar gazı tabana yapıştırıyorum, otomobil 60 km/s hızda ve altıncı viteste. Daha ne olduğunu bile anlamadan ikiye geçiyor ve sanki biri arkamdan bana tekme atıyor. İbre 100'e yaklaşıyor ve vites üçe geçiyor. Bu sırada arka taraf hafifçe kayıyor. M3, 420 beygirin her birini hissettirmeye başlıyor.
"Koltuğuna oturun, motoru çalıştırın ve gaza bir kez basın. İşte bu sırada otomobil günaha davet çıkarıyor."
Otomobile alışmak gerekiyor. Alıştığınızda ise mucizeler yaratabiliyorsunuz. M3'ü arkadaşınızın iki yaşındaki pit bull'u olarak düşünün. Tatile gidiyor ve dünyanın en tehlikeli, en güçlü köpeklerinden birini size bırakıyor. İlk günlerde "sizi ısıracak" diye korkudan ölüyorsunuz. Siz ona, o da size alıştıktan sonra ise etrafınızdaki insanlar size elini kaldırmaya bile cesaret edemiyor. Yani M3'ün de ilk başlarda sizden bir iki ısırık almasına kızmamalısınız. Sonunda onunla dost olup etrafa korku salacağınızdan emin olabilirsiniz. Bende onunla yakınlaşmaya başlıyorum ve virajlar artık düz bir yolmuş gibi gelmeye başlıyor. Limitlerini görmek için çapraz oluklu fren disklerine işkence çektirip, viraja dalıyorum. Çıkışa yakın hızlanmaya başlıyorum ve M3'ün arka lastikleri çığlıklar atmaya başlıyor. Şasi öylesine yetenekli ve eğlenceli ki, bu gece eve gitmeyip sabaha kadar virajlardan drift yaparak çıkmak istiyorum.
İçeride otomobilin fiyatını konuşmaya başlıyoruz; 137 bin euro. Peki değer mi? Şöyle söyleyeyim; "Bu güne kadar kaç tane otomobil kullandığımı bilmiyorum. Ama çok azının verilen paraya değdiğini düşünüyorum.
M3 için ise 137 bin euro helal olsun. Her kuruşun hakkını sonuna kadar alacağınıza emin olabilirsiniz.
Ve sonunda, nasıl geçtiğini anlamadığımız üç günün ardından yine BMW showroom'undayız. M3'e veda etme zamanı. İçimizde hafif bir burukluk var. Sevgilinizi bir yere uğurlarken olayın
dramatikleşmemesini ister gibi, otomobili hemen bırakıp gidiyoruz. 1000 cc'lik küçük test aracımıza bindiğimizde ise, sıradan hayatımıza geri döndüğümüz tokat gibi yüzümüze çarpıyor.

#bmw #e92 #m3